Televizyonun İcadı

0 99

 

Televizyon yayınları ışık hızındaki elektromanyetik dalgaların evlerimize kadar ulaşmasıyla gerçekleştirilmektedir. Televizyon dalgaları öylesine hızlıdır ki, kilometrelerce uzaklıktan aynı saniye içerisinde görüntü nakli yapılabilmektedir. Kuran’daki Neml Suresi’nde -bu teknolojiyi anımsatacak şekilde- Hz. Süleyman’ın farklı bir ülkede bulunan kraliçenin tahtını, aynı saniye içerisinde mucizevi bir biçimde getirttiği anlatılmaktadır:

Kendi yanında kitaptan ilmi olan biri dedi ki: “Ben, (gözünü açıp kapamadan) onu sana getirebilirim.” Derken (Süleyman) onu kendi yanında durur vaziyette görünce dedi ki: “Bu Rabbimin fazlındandır, O’na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti)…” (Neml Suresi, 40)

Bu ayet ilk bakışta bize teleportasyon (ışınlama) veya görüntü naklini (televizyonu) anımsatmaktadır. Bu olayın anlatıldığı Neml Suresi’nde bazı harflerin gizli bir biçimde yan yana gelip “Televizyon” kelimesini oluşturduğu görülmektedir.

Televizyon kelimesini oluşturan harfler, Hz. Süleyman’dan bahsedilen Neml Suresi’nin 17. ayetinde soldan sağa yan yana dizilmiş durumdadır. Televizyon kelimesi Türkçe, İngilizce, Arapça ve farklı dillerde hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunmaktadır.

Harflerin dizilimi ile ilgili tüm bu örnekler birarada incelendiğinde, tesadüflerle açıklanması mümkün olmayan bir mucize ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda, bu örneklerin her biri Kuran’da araştıranlar için, daha nice mucizelerin gizli olabileceğine de bir işarettir.

Bir ayette, Rabbimiz Kuran-ı Kerim’le ilgili şöyle buyurmaktadır:

Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah’ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Lokman Suresi, 27)

 

Televizyonun İcadı Mucizesi Hakkında Okumanız Gereken Genel Bilgi

Güç ve kudret sahibi Allah, içinde bulunduğumuz yıldan ondört asır önce, bütün insanlara yol gösteren bir kitap olan Kuran’ı göndermiş ve bütün insanlığı Kuran-ı Kerim’e uyarak kurtuluşa ermeye çağrısında bulunuştur. Kuran vahyedildiği andan kıyamet gününe kadar, insanlığın tek yol göstericisi olan son Hak kitap olacaktır.

Kuran vahyedildiği dönemden bu döneme kadar her devirde yaşayan her insanın anlayabileceği, kolay ve anlaşılır bir dile sahiptir. Kuran’ın, belagat dilinin mükemmelliği, benzersiz üslup özellikleri ve içinde barındırdığı kusursuz hikmet, Kuran’ın Yüce Allah’ın vahyi olduğunun gerçek kanıtlarındandır.

Kuran’ın Yüce Allah’ın vahyi olduğunu ispatlayan pek çok mucize içeren özelliği bulunmaktadır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. ve 21. asır keşifleriyle eriştiğimiz bir takım bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran’da bildirilmiş olmasıdır.

Elbette ki Kuran bir bilim kitabı değildir. Fakat bazı ayet-i kerimelerde, ciddi derecede özlü ve hikmetli bir anlatım içinde aktarılan bir takım bilimsel gerçekler, ancak 20. asır teknolojisi ile keşfedilmiştir. Kuran’ın indirildiği yıllarda bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan bu bilgiler, insanlara Kuran Yüce Allah’ın vahyi olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.

Bu yazı Sn. Adnan OKTAR’ın Kuran Mucizeleri adlı kitabından faydalanarak derlenmiştir.

Okuduğunuz için teşekkür ederiz!

Allah’inİsimleri.COM

Son Paylaşımlardan Haberiniz Olsun!

Allah'ın ismi ve şanı çok yücedir. Allah'ı daha iyi tanımak ve Allah'ı sürekli aklınızda tutmak için sitemize abone olun! 

Bunları da beğenebilirsin Diğer İçeriklere de Bak!

Yorum Yap

Abone olup en son güncel paylaşımlardan haberdar olmak ister misiniz?

x
x